Image

Gıdanın Kimliği: Ambalaj

İlk çağlarda insanların üretmiş oldukları ürünleri ayrıştırmak ve belirlemek adına bu ürünler için ürüne özgü semboller kullanmışlardır. Bu örneğin, günümüz hayatındaki yansıması ise markalaşma olarak açıklanabilir. İnsanların ihtiyaçlarının değişmesi ve artmasıyla ambalaj tasarımı ve işlevlerinin değişiklik göstermesi arasında doğru bir orantı bulunmaktadır. Bugün bir ürün ya da marka ilk olarak ambalaj aracılığı ile sergileniyor ve anlatılacak bilgi ilk olarak ambalajıyla sunuluyorsa bu alanın ve aşamaların ne kadar değerli ve önemli olduğu vurgulanmaktadır. Günümüzde insanların hızlı yaşam ve teknoloji bağımlılığı, çabuk karar verme isteği, çözümlemek istedikleri amaçlarını zaman kaybetmeden talep etmeleri, ambalaj tasarımının ve bu alanın açıklanması gereken bir yönü haline gelmiştir. Öyle ki, bazen tüketiciler yapmak istedikleri alışverişlerinde taleplerini sadece ürünün ambalajına göre yapabilmekte, istedikleri ürünleri çok kısa bir an içerisinde ürünlerin ambalajlarından tanıyabilmektedirler. Ambalaj günümüzde tüketiciye ürünün sağlıklı bir şekilde ulaşmasını sağlayan en önemli araçtır.

Gıda endüstrisinde ambalaj malzemesi günümüz mühendislik ve teknolojileri kullanılarak ürünü dışardan ve içerden gelebilecek etkilerden koruyan bir bariyer olmakla birlikte ürünü tüketiciye tanıtan, ürünün taşınmasını, depolanmasını, satılmasını ve gerekli durumlarda geri toplanmasını sağlayan bir sistemin ilk basamağıdır. “Doğaya” ve “doğal” a hitap etmek, özellikle yiyecek ve içeceklerin tanıtımı bakımından pazarlamada; gıda endüstrisinin, çeşitli gıdaların belirli bir ulusal cui-sinüsün bir parçası olduğunu iddia ederek yiyecek satma aşamasında ise ulusal duygulara dokunmada yaygındır. Ambalaj sektörü de diğer tüm sektörler gibi küresel gelişme ve beklentilerden etkilenmektedir. Günümüzde yaşanmaya devam eden küresel ısınma, sürdürülebilir çevre, teknolojik gelişmeler, değişen üretim yönetmelikleri, müşteri istek ve beklentileri, firmaların üretim prosesini geliştirme ve birim maliyeti düşürme üzerine girişimleri malzeme seçimini belirlemektedir. Malzeme özelliklerinin belirlenmesi, ürünün fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre yapılırken; günümüzdeki biyoçözünürlük, geri dönüşüm, tekrar kullanılabilirlik, sürdürülebilirlik, sıfır atık yaklaşımı, karbon ayak izini azaltmaya dair küresel bakış açıları ambalajın özelliklerini değiştiren nedenler haline gelmektedir. Çevre açısından bakıldığında uygun şekilde geliştirilmiş ambalaj, gıda tedarik zinciri boyunca çevresel etkiyi azaltma potansiyeline sahiptir. Ancak ambalaj ve gıda atığı arasındaki ilişki henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Gündem 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) 12.3, bu konunun önemini vurgulamakta ve özellikle “perakende ve tüketici seviyelerinde kişi başına küresel gıda atıklarını yarıya indirmek için” harekete geçme çağrısını 2030 yılına kadar sürdüreceğini belirtmiştir. Endüstri üzerine düşeni yaparken önemli olan bir diğer unsur hane halkı içindeki gıda atıklarını gerçekten azaltmayı amaçlayan gıda ambalajı tasarlamanın, tasarımcının ‘içten dışa’ yaklaşımı yerine tüketiciden ‘dıştan içe’ yaklaşımı gerektirmesidir. “Dışarısı” yaklaşımı, tüketicilerin günlük yaşamlarında yiyecekleri nasıl satın aldıklarını, depoladıklarını, kullandıklarını ve yeniden kullandıklarını anlamakla başlar. Aksi takdirde, işlevselliği ve korumasında son derece yenilikçi olsa bile ambalaj tasarımı, kullanım süreci veya ambalajın içerdiği yiyecek raf ömrü sırasında tüketiciyi desteklemeyebilir.

Son yıllarda malzeme bilimi ve teknolojisinin gelişmesi, sürekli değişen tüketici taleplerine yanıt olarak gıda ambalajlama sistemlerini de etkilemiştir. Ambalaj, tüketiciler için ürünleri fiziksel, kimyasal ve mikrobiyal hasarlardan koruyarak hijyenik ve güvenli gıda temininde önemli bir rol oynamakta; arz zincirinden tüketiciye ulaşma sürecinde, gıdayı içinde barındırmak ve muhafaza etmek suretiyle rolüne devam etmektedir.

Ambalajın Bugünü

Aseptik Ambalaj

Isıl işlem ile sterilize edilmiş gıda ürünün, yine steril hale getirilmiş olan ambalaj materyaline doldurulup, yeniden bulaşının önlenerek hermetik olarak kapatılmasıyla gerçekleştirilen bir uygulamadır. 6 katmanlı bir malzemedir ve dıştan içeriye doğru: Neme karşı koruyucu polietilen; sağlamlaştırıcı, güçlendirici karton; yapıştırıcı polietilen; Oksijen, koku ve ışığı engelleyen aseptik alüminyum folyo; yapıştırıcı polietilen; Sıvı tutucu polietilen katmanlarından oluşur. Özellikle süt, meyve suyu, soslar, puding gibi ürünlerin ambalajlanmasında kullanılmaktadır.

Çok Katlı Ambalaj Malzemeleri

Laminasyon, ekstruzyon veya kaplama yoluyla birleştirilmiş iki veya daha fazla sayıda plastik, alüminyum folyo ve kağıt tabakasını ifade eder. Yalnız 1 materyal kullanımı ile yeterli sonuç alınmayacak durumlarda başvurulan kombinasyon uygulamalarında temel amaç, çeşitli materyallerin üstün özelliklerini biraraya toplamaktır. Bu özellikler, ısı ile kolay şekillendirilebilme, dolum ve kapatma makinalarında kolay kullanım, ısı ile yapışabilme (heat sealing), ısı gerekmeksizin basınçla kapanma (cold sealing), baskı yapabilme, lamine transparan, sedef ve metalize filmlerin kullanımı ile yüksek yüzey parlaklığı ve albeni, özellikle alüminyum folyo ile sağlanan ışık geçirmezlik, uygun bariyer malzeme kullanımı ile yağ geçirmezlik, ürün aromasını koruma şeklinde örneklendirilebilinir.

MAP and CAP (Modifiye Atmosfer Paketleme ve Kontrollü Atmosfer Paketleme)

Modifiye atmosfer teknolojileri öncelikle taze ürünleri kalite kaybından korumak ve kabul edilebilir kalitede ürünlerin pazarlanabileceği süreyi uzatmak için kullanılır. Birçok koruma stratejisinde olduğu gibi, iyileştirilebilir depolama kapasitesi üretim verimliliğini artırabilir ve böylece üretimde kullanılan ekilebilir arazinin taahhüdünü azaltarak tarımın çevresel etkisini azaltabilir. Benzer şekilde, daha iyi depolanabilirlik atık üretimini ve daha sonra düzenli depolama sahalarında atık birikmesini azaltır ve azalan düzenli depolama kapasitesi krizini kolaylaştırır. Kontrollü atmosfer (CA) ve modifiye atmosfer (MA) terimlerinin anlamı; bozulabilir nitelikteki ürünün etrafını saran atmosferik kompozisyonun normal havadan farklı olmasıdır. Her ikisinde de CO2, O2 ve N2 seviyelerinin ayarlanması gereklidir. MA’nın CA’dan tek farklılığı kısmi gaz basınçlarının nasıl kontrol edildiğidir. CA’da MA’ya göre daha sıkı kontrol edilmekte ve üründeki biyokimyasal reaksiyonlar sonucu değişen ortam atmosferi sürekli sabit tutulmaya çalışılmaktadır.

  • CAP istenilen gaz karışımının sürekliliğini sağlamak için paket (veya oda) içindeki atmosferin sabit olarak ayarlanmasıdır.
  • MAP ise kolay bozulabilen ürünlerin korumalı bir paket içinde atmosferi normal havadan daha farklı bir şekilde değiştirilerek paketlenmesidir Modifiye atmosfer depolamasının kayıpları azaltmada ve depolanabilirliği iyileştirmedeki pratik ve finansal faydaları mevcut ticari başarısıyla kanıtlanmıştır.

Gelecek Ne Getirecek?

Akıllı Ambalaj

Gıdaların taşınması ve depolama süreçleri hakkında bilgi veren ambalaj çeşididir. Bu sistemlerde, gıdada meydana gelen pek çok önemli değişiklik (kimyasal, enzimatik, mikrobiyal değişimler gibi) takip edilebilmektedir. Böylece ürünün alıcısına ulaştığındaki durumu hakkında bilgi verebilmektedir. Ambalajın içine (oksijen, karbondioksit, mikrobiyal gelişim/tazelik, patojen indikatörleri) veya ambalajın dışına (zaman/sıcaklık indikatörleri) eklenen belirteçlerle ürün takibi yapılabilmektedir

Aktif Ambalajlar

Aktif ambalajlama, tüketici ihtiyaçları ve tercihlerine yönelik gıda ambalajında ortaya atılmış bir buluş niteliğinde olup, ambalaj materyaline çeşitli aktif bileşenlerin katılmasıyla fonksiyonlarını geliştirmeyi, gıdanın kalitesini en iyi şekilde koruyarak raf ömrünü uzatmayı ve gıdanın güvenliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu yeni paketleme ambalajı sayesinde çok çeşitli fonksiyonlar sağlanabilmektedir. Bunlardan bazıları; antimikrobiyal ve antioksidant aktivite, istenmeyen koku ve aroma maddelerini paket içerisinden uzaklaştırma ve paket içerisindeki oksijen, nem ve etilen konsantrasyonlarının kontrolüdür. Oksijen tutucular ticari olarak kesecik, film, etiket, kart ve şişe kapağı gibi çeşitli şekillerde kullanılmaktadır

Aktif paketleme uygulamalarından biri olan antimikrobiyal paketlemede besinlere bulaşan patojen mikroorganizmaların lag periyodu uzatılarak büyüme yavaşlatılmakta ya da canlı mikroorganizma sayısı azaltılarak mikrobiyal gelişme sınırlandırılmakta veya tamamen önlenmektedir. Antimikrobiyal fonksiyon, paketleme sistemine antimikrobiyal ajanların ilave edilmesi ile ya da geleneksel paketleme gerekliliklerine cevap verebilen antimikrobiyal polimerlerin kullanımı ile gerçekleştirilebilmektedir.

Biyobozunur Ambalaj

Gıda ambalaj malzemesi olarak petrol bazlı polimerlerin kullanımı hem geri çevrilemez çevre problemlerine yol açmaktadır hem de sürdürülebilir değildir. Bu nedenle son yıllarda petrol bazlı ambalaj malzemelerine alternatif olarak doğada bozunabilen ve kullanımdan sonra tekrar işlenebilen biyobozunur ambalajlar geliştirilmektedir. Diğer yandan gıda sanayisi tonlarca atık üretmektedir. Sanayi atıklarının yüksek kalitede polisakkarit, esansiyel yağ ve protein içerdiği düşünüldüğünde biyobozunur ambalaj üretiminde kullanılması hem çevresel sorunları azaltacak, hem de atıkların tekrar işlenmesi ile katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürülerek ekonomik kazanç sağlayacaktır. Biyobozunur ambalaj üretiminde kullanılan biyoplastikler, yenilebilir karbon kaynaklarından ya da biyolojik kökenli polimerlerden elde edilmekte ve uygun şartlar sağlanarak tekrar CO2, su ve biyokütleye parçalanabilmektedir. Biyo-çözünürlüğü yüksek, yenilenebilir karbon kaynaklarından ya da biyolojik kökenli polimerlerden elde edilen plastikler olarak tanımlanan biyoplastikler, bitki, hayvan, mantar veya bakteriler gibi canlı organizmalar tarafından üretilen, ekolojik ve sürdürülebilir biyolojik materyallerdir. Biyoplastikleri geleneksel plastiklerden üstün kılan özellikleri; kolay bir şekilde bozunmaları, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmaları, toksik etki bırakmamaları, geri dönüşümlerinin daha kolay olması, üretimlerinde daha az enerjiye ihtiyaç duymaları, yenilenebilir ve ekolojik olmaları şeklinde özetlenebilir.

Nano Ambalajlama

Nanoteknolojiden en çok faydalanan gıda bilimi alanı ambalajlama teknolojisidir. Ambalaj materyalinin içine serpiştirilen nanoparçacıklarla; ambalaj malzemesinin bariyer özelliklerinin geliştirilmesi, antimikrobiyal ve/veya ortam oksijen miktarını düşüren özellikteki malzemelerin kullanılması, akıllı ambalaj sistemlerindekine benzer amaçla kullanılan, ürün durumunu belirtmede kullanılan nanosensörlerin kullanımı gibi alanlarda nanoteknolojiden faydalanılmaktadır.

Ambalajın Güvenilirliği: Migrasyon

Belirli faktörlere bağlı olarak ambalaj maddelerinden gıda maddelerine bileşenlerin taşınmasına, migrasyon (göç) denilmektedir. Göçün büyüklüğü, gıda maddesinin ambalajla spesifik temas türüne (doğrudan ve dolaylı temas) bağlıdır. Spesifik olarak, gıda ile doğrudan temas uygulandığında göç oranının önemli oranda arttığı gözlemlenmiştir. Migrasyonu etkileyen faktörler: gıdanın doğal yapısı, temas türü, temas süresi, temas sıcaklığı, ambalaj malzemesinin yapısı, göç maddelerinin özellikleri, ambalaj malzemesinde bulunan migrant madde miktarı şeklinde örneklendirilebilir. Tüketicilerin sağlık konularında artan farkındalığı nedeniyle, maddelerin gıda ambalaj malzemelerinden gıdalara göçünün önemi, bilimsel ve yasal toplulukların ilgisini çekmiştir.

Ambalajların geleceği, tasarımı ve ulusal pazarlama hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kaynakça

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2211695819301394

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0959652620318229

Gündoğdu, H., 2019. Ambalaj Tasarımlarında Yaratıcılığın Önemi ve Algı Sorunları. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

Demirbaş, N., Ö.C. Niyaz, Y. M. Apaydın, 2017. An Evaluation on Problems within Food Supply Chain in Turkey in terms of Food Losses and Waste, IBANESS, Edirne, March 04-05, p.830-835.

http://www.fao.org/livestock-environment/en/

FAOSTAT. 2015. Commodity Balances/Crops Primary Equivalent (2015-12-16), FAO, Rome.

Pal, M., A. Hadush, 2019. Hadush, Recent Developments in Food Packaging Technologies, Beverage & Food World, Vol. 46, No. 1, p.21-25.

Verghese, K., H.Lewis, S. Lockrey, H.Williams, 2015. Packaging’s Role in Minimizing Food Loss and Waste Across the Supply Chain, Packag. Technol. Sci., 28(7), p.603-620.Puligundla P, J.Jung, S. Ko, 2012. Carbon Dioxide Sensors for Intelligent Food Packaging Applications. Food Control 25, p.328–333

https://www.worldpackaging.org/Uploads/SaveTheFood/Packagingroleminimisingwaste.pdf

http://static.dergipark.org.tr/article-download/3f12/a5a8/8cab/5daffa4288265.pdf?

http://mail.academicfoodjournal.com/archive/2016/issue2/pages180-188.IlyasCelik.pdf

https://www.researchgate.net/profile/Seyda_Karagoez/publication/313895798_Current_Applications_in_Food_Packaging_Modified_Atmosphere_Active_Smart_and_Nanotechnology_Packaging_Applications/links/58aeb4eda6fdcc6f03f02634/Current-Applications-in-Food-Packaging-Modified-Atmosphere-Active-Smart-and-Nanotechnology-Packaging-Applications.pdf

Pereira de Abreu, D. A., J. M. Cruz, P. P. Losada. (2012). Active and intelligent packaging for the food industry. Food Rev Int 28:146–187.

Realini, E.C., Marcos, B. (2014). Active and intelligent packaging systems for a modern society. Meat Sci 98:404-419.

Kategori: Gıda Güvenliği