Afetlerde Güvenilir Gıdaya Erişim

Afetlerde güvenilir gıdaya erişim için depolama ve stok yönetimi gibi temel faaliyetleri içeren bir sistem kurulması hayati öneme sahiptir.

09 Mayıs 2021 5 Dakika Okuma Süresi
Afetlerde Güvenilir Gıdaya Erişim

Afetler doğa kaynaklı meydana gelebileceği gibi insan kaynaklı olarak da meydana gelebilmektedir ve her birinin sonucunda bireylerin sosyolojik, psikolojik ve fizyolojik durumlarında olumsuzluklar yaşanmaktadır. Doğal afetler sırasında veya sonrasında, etkilenen bölgelerdeki gıdalar zararlı mikrobiyolojik ve kimyasal ajanlarla kontaminasyon riski çok yüksektir. Sonuç olarak, bu insanlar hepatit A, tifo, kolera ve dizanteri gibi ishalli hastalıklar da dahil olmak üzere gıda kaynaklı hastalık salgınları riski altındadır. Peki afetlerde güvenilir gıdaya erişim konusuna ne kadar hazırlıklıyız?

Gıda güvenliği riskleri esas olarak güvenli olmayan gıda depolama, elleçleme ve hazırlama ile bağlantılıdır. Birçok durumda, tesis veya yakıt eksikliği nedeniyle doğal afetler sırasında yemek pişirmek imkânsız olabilir. Güvenli su ve tuvalet olanaklarının olmaması da kötü sanitasyon bu riskleri artırabilir. Afetin etkilerinden doğrudan muzdarip kişiler yetersiz beslenme, maruz kalma, şok ve diğer travmalar nedeniyle zaten risk altında olabileceğinden, tükettikleri gıdanın güvenli olması esastır.

Afetlerde gıdaya erişim önceliğinden ziyade güvenilir gıdaya erişim önceliği olmalıdır. Bu sebeple depolama ve lojistik bazında gerekli şartlar oluşturulmalı, raf ömrü ve tüketim zamanı arasında korelasyon kurulmalıdır. Fonksiyon kazandırılmış, işlenmiş ve raf ömrü uzun olan ambalajlı ürünler depolama ihtiyacı için önemli yer tutmaktadır. Teknolojinin ve imkanların gelişmesi dahilinde daha kolay ulaşılabilir ve kolay tüketime uygun gıda türlerinin zenginleştirilmiş olması afetler için erişim kolaylığı sağlamaktadır.

Afetlerde güvenilir gıdaya erişim için, gıdaların güvenli bir şekilde depolanması ve ihtiyaç duyulduğu anda yardım stoğunun yönetilmesi gibi temel faaliyetler de dahil olmak üzere bir sistem kurulması hayati öneme sahiptir. Özellikle iki yaklaşımın eş zamanlı olarak yürütülmesi gerekmektedir. Birincisi afete maruz kalan genel popülasyonun yeterli ve güvenli bir düzeyde beslenmesini sağlamak, ikincisi ise yüksek riskli grupların (bebekler, hamileler, hastalar ve yaşlıların) yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmesini sağlamaktır. Riskli grubun diğer gruplara göre beslenme müdahalesi daha öncelikli olarak gerçekleştirilmelidir.

Afetin Hemen Ardından...

Bir afet birkaç gün (bir binanın veya ele geçirilen bir uçağın terörist kuşatması) veya haftalar / aylar (deprem, sel veya kıtlık gibi) sürerse, temiz su ve güvenilir gıdaya erişim en öncelikli konudur. Afet zamanlarındaki sınırlı gıda mevcudiyeti gıda güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atar.

Afetlerde felakete bakılmaksızın, pratikte iki gıda güvenliği sorunu vardır. Birincisi ve her felakette kaçınılmaz olan altyapının aniden yok olması, marketlerdeki gıda stoğunun tükenmesi, elektrik ve gıda kaynaklarının bozulması ve toplumun güvenli gıdalara ulaşamaması nedeniyle tehlikeye giren akut gıda güvenliği durumu. İkincisi akut başlangıç döneminin bir şekilde sona erdiği, gıda kaynaklarının mevcut olduğu ancak gıda güvenliği endişelerinin devam ettiği durumdur. Dolayısıyla, bu tür krizleri önlemek ve yönetmek için uygun gıda güvenliği stratejilerine sahip olmamız gerekir.

Afet sonrasında gıdalar ve temiz su kaynakları kirlenebilir. Zaman zaman temiz su kaynakları kanalizasyon, atık sular ve ölü hayvanlardan veya insanlardan gelen patojenik bakterilerle kontamine olmuş olabilir. Su özellikle güvenli olduğu teyit edilmedikçe kirli olarak varsayılmalı ve tüketilmeden veya gıdalarda bir bileşen olarak kullanılmadan önce güvenli hale getirilmesi ve gıda stoklarının incelenip güvenli, kontamine veya kontrol edilmedi olarak etiketlenmesi hayati öneme sahiptir.

Nasıl Bir Sistem Oluşturulmalı?

  • Afetlerde güvenilir gıdaya erişim konusunda anakent yerel yönetimler sorumlu olmalı ve bu kurumun haricinde diğer kurumlar bu alana karışmamalı
  • Her sokağa, o sokakta yaşayan yurttaşlarımızın sayısının %20 fazlasının ihtiyacını karşılayacak gıda ve temiz su stoğunu barındırabilecek konteynerler yerleştirilmeli
  • Konteynerde kişi başı günlük 4L su ihtiyacını karşılayacak, 5 yıl raf ömrü bulunan acil durum içme suyu ile kalorisi ayarlanmış, kişi başı 72 saatlik gıda ihtiyacını karşılayacak acil durum gıda paketleri depolanmalı
  • Tarım alanları ve gıda depoları kontamine olmuşsa, patojenlerin ve tehlikeli kimyasalların bulaşma riskini azaltacak önlemlerin alınmalı
  • Su özellikle güvenli olduğu teyit edilmedikçe kirli olarak varsayılmalı ve tüketilmeden veya gıdalarda bir bileşen olarak kullanılmadan önce güvenli hale getirilmeli
  • Gıda stokları incelenip güvenli, kontamine veya kontrol edilmedi olarak etiketlenmeli
  • Yurttaşlarımızın kendi aileleri veya gruplar için yiyecek hazırlayabilecekleri geçici ortak mahalle mutfakları kurulacak altyapı ve lojistik planı hazırlanmalı
  • Temel gıda üreten fabrikaların afetlerde en az zararı görecek yerlere inşa edilmesine izin verilmeli, bu fabrikalar afetlerde çalışabilecek şekilde inşa edilmeli ve afet sonrası için lojistik planına sahip olduklarından emin olunmalı
  • Meyve-sebze halleri afetlerde en az zarar görecek alanlara inşa edilmeli ve afet sonrası gıda tedariği için lojistik planı hazırlanmalı
KAYNAKÇA

Bunlar İlginizi Çekebilir

fabricatoday’in sizin için önerdiği çalışmaları okuyun.

İşlenmiş Gıda Gerçeği

Günlük hayatta maruz kalınan çevre ve hava kirliliği, hijyen sorunları gibi sebeplerle açık ortamda üretilen gıdalar hayatımız için risk taşıyor.

09 Mayıs 2021 5 Dakika Okuma Süresi
Türk Malı

Gerek göçebe gerek yerleşik yaşam koşulları farklı tekniklerin keşfedilmesini sağlamıştır. Bu geniş gıda kültüründe Türk malı dünya gıda...

09 Mayıs 2021 6 Dakika Okuma Süresi
Bültene abone olun!

Yazılarımız otomatik olarak mail kutunuza düşsün.
Spam göndermiyoruz!