Sürdürülebilir Kalkınma: Gıda Ekonomisi

Türkiye'de mevcut politikalar gıda fiyatlarını artırarak bir gıda krizine yol açıyor. Sürdürülebilir gıda ekonomisi için yeni gıda politikalarına ihtiyaç var.

15 Mart 2022 4 Dakika Okuma Süresi
Sürdürülebilir Kalkınma: Gıda Ekonomisi

Türkiye’nin tarım-gıda alanındaki kamu iktisadi teşebbüsleri çağın ötesine taşınmak yerine büyük bir kısmı önce sistematik olarak zarar ettirildi sonra özelleştirildi. Elde kalanlar da üreticiye alım kotası koydu. Türkiye üreticisine rest çekip tarım-gıda alanında ithalata yöneldi. Çiftçi de üretimden vazgeçti. Tüm bu yaşananlar üreten insanları dramatik bir şekilde tüketen insanlara dönüştürdü. Son 22 yılda Türkiye’nin köy nüfusu 23.7 milyondan 5.7 milyona geriledi. Ancak Türkiye’nin gıda ekonomisi temelli bir ekonomiye sahip olması gerekiyor. Peki bu nasıl başarılabilir?

Dünya Dönüşüyor

Dünyada egemen tarımsal gıda sisteminin ekolojik, sosyal ve ekonomik açılardan olumsuz etkileri artık belirgin bir şekilde göze çarpıyor. Artan sosyal ve ekonomik kırılganlıkların yanı sıra konsolide bir çevresel kriz çerçevesinde alternatif, sürdürülebilir modellere geçilmesi gerekiyor. Gıdanın her koşulda yeterli, güvenli ve ulaşılabilir olması hayati önem taşıyor. Bu denge ve tedarikin sağlanabilmesi ulusal çapta farklı dinamiklere bağlıdır. Tarım bu noktada gıda üretiminin itici gücünü oluşturan ana sektör olması sebebiyle hala stratejik bir öneme sahiptir.

Bu denge ve tedarikleri iyi kavrayan ülkelerin çoğu tarihsel süreçte tarımı önemseyerek büyük ölçüde serbestleşme sürecinden uzak tuttular. Diğer ülkeler de bunun tam tersine tarım-gıda politikalarını oluşturulurken ulusal çıkarlardan çok global gelişmelere ve uluslararası tarım-gıda şirketlerinin yapısal programlarına uyum sağladılar.

Bu noktada ortaya çıkan gıda inisiyatifleri de gıda ile ilgili karar verme konusunda devlet kurumlarına meydan okuyarak yenilikçi konfigürasyonlara ve yeni hedeflere duyulan ihtiyacı ortaya çıkartmaktadır. Gıda sisteminin yeniden yerelleştirilmesine ve yerel düzeyde yeni gıda politikalarının etkinleştirilmesine yönelik mevcut gıda sisteminin sürdürülebilirlik açısından kırılganlıkları ve eksikliklerini ele almada daha yüksek yönetişim seviyelerinin eksikliklerini gidermeyi, kavramayı ve desteklemeyi amaçlamaktadır.

Döngüsel Gıda Ekonomisi

Döngüsel ekonomi atık miktarını minimuma indiren alternatif üretime dayalı bir ekonomik yapıdır. Bu yapı mevcut hammadde, ekipman ve ürünlerin mümkün olduğunca uzun süre kullanılmasını, onarılmasını, geri dönüştürülmesini içeriyor.

Atık ve kirleticilerin en aza indirilmesi, doğal kaynaklar üzerinde yaratılan baskıların azaltılması, yenilenemeyen kaynakların yenilenebilir kaynaklarla değiştirilmesi bu yapının temel hedefleri arasında yer alıyor. Böylesine zorlu bir sorunun üstesinden gelmek için yenilikçi, işbirlikçi ve sert yaklaşımlar uygulamak gerekiyor.

Sürdürülebilir gıda sistemleri gıda güvenliğinin artmasına, gıda kaybı ve israfını azaltırken, verimli arazi ve su kaynaklarının kullanımını sağlayacaktır. Bu tür dönüşümleri teşvik etmek ve yeni politikaları savunmak için uluslararası iş birliklerine ihtiyaç vardır.

Dayanışma Ekonomisi

Dayanışma ekonomisi finans ve krediyi etik olarak yeniden inşa etmeyi amaçlayan girişimleri geliştirmeyi, dünyanın kuzeyi ve güneyi arasındaki ticari ilişkileri arttırmayı, yaşam ve tüketim tarzlarını korumayı içeriyor.

Bu ekonomik yapı neoliberal kapitalist sisteme yönelik eleştiriyi ve kâr hedeflerine karşı canlıların ihtiyaçlarına odaklanan alternatif sosyoekonomik modelleri içeriyor. Bu yapısı yerel ölçekte gelişen gıda topluluk altyapılarını yeniden inşa etmeyi, bunların içinde ekonomik ve ekonomik olmayan yeni değiş tokuş biçimlerini ortaya çıkartan süreçleri ve ulusal düzeydeki paylaşım, koordinasyon ihtiyacını karşılamaktadır.

Yerel üreticilerle doğrudan ilişkileri yöneten kendi kendine organize olmuş tüketici grupları ve özerk bir şekilde organize edilen ve gıda egemenliği ilkelerinden esinlenen çiftçi pazarları kurulmasını, gıda kooperatifleri ve diğer yerel organize dağıtım biçimleri geliştirilmesi bu yapının temel hedefleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin Gıda Ekonomisi

Sosyal ve sosyolojik etmenler de gıda güvencesinin sağlanamamasına yol açmaktadır. Öte yandan gıda fiyatlarındaki artışlar insanların satın alma gücünü azaltarak tüketilen gıdanın miktarını ve kalitesini etkileyerek gıda güvencesinin bir diğer ayağı olan gıda güvenilirliği konusunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek riskleri artırmaktadır.

Gıda güvencesi ve gıda güvenliğinin sağlanamamasında en önemli nedenlerin başında tarımsal girdi fiyatlarının artması, tarım arazilerinin azalması, yerel üreticilerin pazara girişinin sınırlanması gelmektedir.

Gıda politikası geliştirmek ve uygulanmasını planlamak gıda ekonomisinin üretim ve dağıtım akslarını birbirine bağlayan kritik bir unsurdur. Bir gıda politikası, insanların güvenilir gıdaya erişme yollarını koordine etmeye yardımcı olmanın yanı sıra özellikle sürdürülebilir üretime bağlı yerel üreticilerle yeni bağlantılar oluşturabilir.

Türkiye Neler Yapmalı?

Gıda Bakanlığı ve Ulusal Gıda Güvenliği Kurumu kurulmalı

GıdaPark’lar kurulmalı. GıdaPark’lar içerisinde dikey tarıma geçilmeli, çiftçiye bu konuda eğitim ve ekonomik destek verilmeli

Yörekent Enstitüleri ve Ulusal Gıda Akademisi kurulmalı. Üreticiye yaşam boyu eğitimlerin verilmesi sağlanmalı

Kooperatif faaliyetleri tek bir yasal düzenleme yürütülmeli, çok sayıda yasal mevzuatın oluşturduğu karmaşa ortadan kaldırılmalı

• Üretimden kopmuş yerel üreticilerin üretime döndürülmesi için ortak akılla bir plan hazırlanmalı


KAYNAKÇA

Bunlar İlginizi Çekebilir

fabricatoday’in sizin için önerdiği çalışmaları okuyun.

Ulusal Gıda Akademisi

Ulusal Gıda Akademisi’nin merkezi Ankara’daki Zübeyde Hanım Gıda, Tarım ve Hayvancılık Enstitüsü olacak. AOÇ ise tamamen Enstitü’ye devredildi.

09 Mayıs 2021 3 Dakika Okuma Süresi
Dinamo: Ar-Ge

Ülke ekonomisi için büyük bir pay oluşturan Ar-Ge faaliyetleri, yapılan harcamalar ile ekonomik büyüme arasında da doğru orantılı olarak ilerliyor.

09 Mayıs 2021 7 Dakika Okuma Süresi
Katma Değer: Katkı Maddesi

Katkı maddeleri gıda sanayii içerisinde büyük bir girdi maliyeti oluşturuyor. Katkı maddelerini yüzyıllardır kullanıyoruz fakat neden Türkiye'de...

09 Mayıs 2021 4 Dakika Okuma Süresi
Bültene abone olun!

Yazılarımız otomatik olarak mail kutunuza düşsün.
Spam göndermiyoruz!